28 Nisan 2011 Perşembe

Derinden, çok derinden öksüz kalan bir çocuk gibi kesik kesik ağlamaya başladık. Engel olmaya çalışsak da yine de kahreden bir hoşluğu vardı bu ağlayışın içimizde

SÖZ

''Kendinden söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür''
                                                                               Nietche

keman, ben ve yesterday:)

utançla üşüyen gözlerimi olabilecek en gizli yerlere, en derinlerime kaçırdım hemen.. bağlanmaktan korkar gözlerim sevgili.. ya bir daha ayıramazsa gözlerim gözlerinden kendini? ya kayıp gidersen yüreğimden tam da yüreğim sevmişken yüreğini? O zaman nasıl geçerim arasından anılarımız kokan düşlerimin? Hem de bir başıma? Senle kurduğum senli hayallerin dirilmesine izin ver.. ve affet korktuğum ve sensizliğin arkasına saklandığım adeta sığındığım için.

24 Nisan 2011 Pazar

Özlü Söz

''Herkesin aynı düşündüğü yerde, hiç kimse fazla düşünmüyor demektir''
                                                                                                 Walter Lippman

jimi- born under a bad sign



bu da benden:)

garip

Aşkın en yüce işlevi, sevilen insanı özgün ve yeri doldurulmaz biri yapmasıdır. Ama aşıklar yine de kavga eder. Çoğunlukla aralarındaki havayı yeni baştan elektriklendirmek, ilişkilerini canlı tutabilmek için ederler bu kavgayı


Çok kimse bilmez ama bu grubu çok seviyorum:)



Gerçeklik özneldir. Bu kültürde tatasız ve ciddi şeyleri 'önemli' sayma eğilimi vardır. Mutlu sersemler konusunda haklısınız. Ama onlar mutlu olmaktan çok, beyinleri çıkarılmış tipler. Beri yandan, asık suratlı mutsuzun durumu da aynı derecede gülünç. İnsan mutsuzken dikkati hep kendine döner. Kendini çok ciddiye alır. Mutlular, yani kendilerini gerçekten sevenlerse, pek düşünmezler kendilerini. Mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez, karşı çıkar. Çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır. Mutsuzluk, kendine düşkünlüğün varacağı son  noktadır.

ave maria



eğer dünyanın gündüz kadar geceye de ihtiyacı varsa, ruhun da aydınlığı dengelemek için karanlığa ihtiyacı olması gerekmez miydi?

otogar

''Otogar gibiydi bizim ev. Aileyi oluşturan insanlar bir araya gelmişler ama yolcu hepsi. Ellerinde valizleri, otobüs de gelmiyor bir türlü.. Gidecek bunlar ama gidemiyorlar, yollar tıkalı, kapanmış.. Herkesin kurtulmaya çalıştığı o ortamda yeiştim ve bende de alıp başını gitme duygusu yerleşti. Ama yaşım ufak gidemiyorum'' Ne güzel söylemiş cezmi

soldier's poem



lise yıllarımın şarkısı... yolda yürürken bile açsam şarkıyı gözlerimi kapardım ve ölece dinlerdim.. eğer hoşunuza gittiyse siz de benim gibi yapın gözünüzü kapatın birkaç dakikalığına ve şarkıyı hissedin:)

bugün hayatı anlamak için başımı bir suyun içine sokuyor, tam boğulacağım sırada başımı yukarıya kaldırıyor, derin bir nefes alıyor ve o nefes aldığım anda yaşadığımı ve hayatımı anladığımı hissediyorum

işte benim en sevdiğim film:)

Yaşamın her anını dolu dolu yaşayan mutlu bir insansan, zekisin demektir. Problem çözmek mutluluğumuzu perçinleyebilir, ama belirli bir konuda yetersiz olduğunuzun bilincinde olup yine de mutlu olabilmek daha da önemlidir.

biraz da nostaljik bi hava gelsin:)

seviyorum:)

yetenek mi bu da benim küçük yeteneğim:)

bazen kulaklığın birini bi kulağıma takarım ve o parçayı artistin kulağıma fısıldadığını hayal ederim. Mesela eğer ben istersem zülfü livaneli akşam otobüsünde sol kulağıma 'gözlerin' türküsünü fısıldar :)
yüzünüzde çıkan irinli bir sivilceyim ben
Beni sıkmak ister canınız
Ama patlarım, kanarım, iz bırakırım hayatınıza